Çarşamba, 24 Ocak 2018

Güzel bir yaz günü, kırtasiye dükkanında oturmak zor iştir. Okul sezonu olmaması ne kadar da can sıkıcıdır. Zaman geçmek bilmez. Dükkan cadde üzeri olsa belki biraz hareket olabilirdi.

Genç adam bir o tarafa bir bu tarafa yürümüktedir. Raflara bakıyor, içerideki malın ne kadar olduğunu kabataslak hesaplamaya çalışıyordu. Ürün çeşitliliğinin çok kötü olduğunu düşünüyordu. "Ne kadar çok kalem mal var burda yahu bunları ben mi almışım" die kendine şaşıyordu. Bu mesleği yapmamak gerektiğine karar veriyor sonra tekrar mesleğinin iyi tarafları ile avunuyordu.

Güneş iyice yükselmiş vakit öğle namazına doğru ilerliyordu. Genç adam ziyarete gelen arkadaşına çay ikram ediyordu. Gün yeniden güzelleşmişti sanki. İnsan bir dostunu gördümü zamanın nasıl geçtiğini farkedemezdi. Sohbet bayağı ilerlemiş, çocukluk anılarına kadar uzanıvermişlerdi.

Yaşlı bir kadın dükkandan içeri girmiş ve üzerlerine doğru geliyordu.

-Bir ekmek parası dedi, kadın. Dilenci olduğu herhalinden belli oluyordu. Bu işlerde artık pir olmuştu.

-Belediye mi yoksa fırından mı? diye cevap verdi genç adam.

Kadın tekar;

- Allah rızası için bir ekmek parası dedi.

Genç adam dilenci kadın ile alay etmeye devam ediyordu.

-Kepekli mi altın ekmek mi? diye tekrar sordu.

Dilenci kadın yere bakıyor, hiçbir şey söylemiyordu. Adam cebinden 500 krş parayı dilenciye uzatıverdi.

Dilenci kadın

-Abi ekmek 600 krş deyiverdi.

Genç adam bu söze bayağı hiddetlenmişti.

-Sen benimle dala mı geçiyorsun? diye kızdı.

Dilenci kadın genç adamın bağırmalarına, küfürlerine aldırış etmeden dükkanın kapısından çıkıp gidivermişti.

24 Aralık 2010
Bahçelievler

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

HAYATTA EN BÜYÜK MUCİZE
KÜÇÜKKEN İYİ BİR ÖĞRETMENE RASTLAMAKTIR.

En çok sevdiğim şiir

İlhami_160600 | Sağ

Ramazan Kumanya Paketleri
Instagram