Pazartesi, 18 Haziran 2018

Birinci sınıf okutmak eğlenceli ve aynı zamanda yorucudur. Süper duygular yaşatır insana...

Yorucu bir gün daha bitmek üzere idi. Öğrencilerle dört ders yazma heceleme ses matematik derken bir boyama resmi çıkarttım ve dağıttım. Amacım öğrenciler boyama yaparken ben de hazırladığım ev etkinliğini yazıcıdan çıkartıp dağıtmayı düşünüyordum. Yazıcı bir yandan çıkartıyor bir yanda öğrencilerle boyama konusunda fikir alış verişinde bulunuyordum.

Boyama resmi bir ev duvarından oluşuyordu. İka adet kare penceresi olan bir ev... Yanda bir ağaç, önde bir çim biçme makinesi, kapıdan bahçeye yol ve yanları çimenlik...

Öğrenciler çeşitli renkleri özgürce kullanıp boyama işlemlerini yapıyor, bazı öğrenciler boyamalarının büyük bir kısmını bitirip bana gösteriyorlardı. Çok iyi boyayanlar olduğu gibi çok aceleci davranalar da vardı. Ama dikkatimi bir şey çekmişti. Herkes evin pencerelerini boyamıyordu. Birçoğuna evin pencerelerini neden boyamadıklarını sormuştum. Cevap "evin pencereleri boyanmaz" şeklinde idi. Ama bir öğrencim evin pencerelerini vişne rengi bir renk ile boyamıştı. Çok şaşırmıştım.

"Ali bey neden evin pencerelerini boyadın?" diye hemen soruverdim. Öğrencim bir an şaşkınlık yaşadı. Önce resmine bir baktı ve pişmanlık içerisinde arkasını döndü. Yerine oturmaya giderken birden geri dönüp bana: "öğretmenim bu gördüğün evin penceresinin rengi değilki. O renkler içerideki duvarların rengi deyiverdi."

O kadar mutlu olmuştum ki anlatamam. Böylesine bir duygusal ruh coşkunluğu yaşayan öğrencimin bu davranışı gün boyu beni mutlu etti. Gördüğüm herkesle bu mutluluğumu paylaşmaya çalıştım.

Günlüklerim / Kasım 2008 / İstanbul

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

HAYATTA EN BÜYÜK MUCİZE
KÜÇÜKKEN İYİ BİR ÖĞRETMENE RASTLAMAKTIR.

En çok sevdiğim şiir

İlhami_160600 | Sağ

Ramazan Kumanya Paketleri
Instagram