Çarşamba, 18 Temmuz 2018

Artık ziyaret etme zamanını geçirmemek gerikiyordu. Hemen hazırlığımı yaptım. Traşımı oldum, en temiz elbiselerimi giyindim. Gideceğim yer çok önemli idi. Oduncu İbrahim Amca'yı ziyaret etmek özen isterdi. Çok dikkatli olmak gerekirdi. Cümleleri özenle seçerek kullanmak gerekiyordu.

Evden çıktığımda bayağı bir heyecanlanmıştım. İbrahim amcayı hangi durumda bulacağımı kestiremiyordum. Artık zaman onun adına tükendiği belli idi. Rüyamda bana oldukça kzgındı. "Neden gelmiyorsun?" diye kaç defa bağırmış, ağlamaklı bir hale yatağımdan uyandırmıştı. Elim ayağım titriyordu. ne diyecektim, hangi yüzle varacaktım.

Üç adımlık yol bana çok uzun gelmişti. Üç defa kapısını önünden geçtim, ama içeri giremedim. Bu nasıl bir pişmanlık yarabbi! Cesaretimi toplayıp yoluma devam ettim. Geç de olsa gitmeliydim. Son bir hamle ile kapı zilini çaldım. Açılan otomatik kapı bana mahkeme kapısı gibi gelmişti. Yukarı merdivenleri çıkarken İbrahim amcanın eşi kapıyı açtığında bana kırgın bir sesle hoşgeldin diye seslendi. teşekkür ederek içeri girdim.

Başım önde, mahçup, pişman, omuzları düşük bir şekilde İbrahim amcaya doğru ilerledim. Elini öpüp yanına oturdum. Halini hatırını sorup, özür diledim. Nerde kaldın diye bana bağırdı, çağırdı. Daha geçen gün geldiğimi, çok rahatsız etmek istemediğimi söyledim. Yine bana öfkeli bir sesle kırgınlığını bildirdi.

İstanbul beyefendisi, en küçüğünden en büyüğüne hatırlı, insan canlısı, ekmeksize ekmek, odunsuza odun, kömürsüze kömür veren İbrahim amca sevgiye muhtaç gözlerle bana bakıyordu. Birden içim boşaldı. Yüreğim sızladı. Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Bunları çok konuştuk İlhami ama, yine de söyleyeceğim ki yüreğim soğusun deyiverdi.Varlığın kişiye bir faydası olmadığını, kişinin yaptıkları ile dünyada ve ahirette kendini bulacağını ifade etti. Ben her sözünü tasdik ediyordum. Bağcıların en eskisi, bir bulgar göçmeni, hayata dair herşeyi görmüş geçirmiş, koskoca oduncu ibrahim işte burda idi.

Ben kalkmaya hazırlanmıştım ki o esnada telefon çaldı. Telefonun öteki ucunda ibrahim amcanın oğlu duruyordu. Babasına gelemiyeceğini, çünkü çalıştığı işyerinden izin alamadığını söylüyüordu.

İbrahim amca ağlamaklı bir sesle "ne izini, ne çalışması evladım, burdaki kiralar, dükkanlar, evler sana yeter de artar bile. Ben bu günlerde seni yanımda görmek istiyorum. Sen izinden bahsediyorsun. Ben bütün malları senin için kazandım, ama sen benim yanımda yoksun." oğluna sitem ediyordu.

İzmir de havayollarında çalışan oğlunun izin alamadığı için son günlerini yaşayan ibrahim amcanın yanında olamayışı onu kahrediyordu.

O gün rüyamda ibrahim amcayı görmüştüm. Benden helallik istiyordu. Bana birçok tavsiyelerde bulundu. Yüzü nur içinde idi. Etrafı ışıl ışıldı.

Belki de İbrahim amcayı hastalığında herkes ziyaret etmişti, oğlu hariç...

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

HAYATTA EN BÜYÜK MUCİZE
KÜÇÜKKEN İYİ BİR ÖĞRETMENE RASTLAMAKTIR.

En çok sevdiğim şiir

İlhami_160600 | Sağ

Ramazan Kumanya Paketleri
Instagram