Çarşamba, 18 Temmuz 2018

Her yıl 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 123.maddesine göre bazı devlet memurları belirlenen kontenjanlar doğrultusunda “Aylıkla Ödüllendirme” kapsamında ödüllendirilmektedirler. 2009/2010 eğitim-öğretim döneminde aylıkla ödüllendirmeye layık görülen öğretmenler belirlendi, ödüllendirmeler yapıldı.

Bu ödüllerin veriliş şekli ve ödüle esas nitelikler eğitim camiası tarafından herzaman tartışmalı bulunmaktadır. Öğretmenler arasında huzursuzluklara ve kırgınlıklara neden olmaktadır.

Ödüle layık görülen memur için ilk teklif 1.sicil amiri (okullarda okul müdürü) tarafından yapılır. İşin en tartışmalı yanı da zaten bu kısımdır. Okul müdürlerinin genellikle siyasi fikir olarak veya yıllarca arkadaşlık yaptığı kişiye verdiği eleştirileri hakimdir. Bazen de kendisinden rica edilen kişiye ödül verildiği de söylentiler arasındadır. Bazı okul müdürlerinin, eşlerinin öğretmen olduğu kurumdaki müdüre rica ettiği ve bu yolla aylıkla ödüllendirilme yapıldığı sıklıkla söylenmektedir. Zaten bu kriterlere uymadığı için hakkında iptal davası açılan birçok aylıkla ödüllendirmenin olduğu, birçoğunun da mahkemelerce iptal edildiği bir gerçektir.

Maddi olarak pek fazla bir getirisi olmayan aylıkla ödüllendirme sistemi öğretmene özgüven ve manevi kazanç saglamaktadır. Öğretmenlerin çok da ehemmiyet vermedigi bu sistem son yıllarda yönetici atamalarına esas puanlar nedeniyle yönetici olma adına hesap yapanlar için ayrıca önem kazanmıştır.

Bilinen şekliyle 123. Maddede belirtildiği üzere bu ödülün “olağanüstü gayret ve çalışma gösterenlere” verilmesi yasal bir zorunluluktur. Onbeş yıllık öğretmenlik hayatım boyunca hiç de hakedilene verilmediğini öğretmen arkadaşlarımızdan hep duymaktayım. Tabiki hakedip de alan arkadaşlarım kesinlikle vardır ve bazı okul müdürleri bu şekli ile hakkaniyetle davranmış da olabilirler.

Acizane ben de bir tane "aylıkla ödül" alan öğretmenim. Alma şeklim çok ilginç olduğu için Celal Kömürcü'nun bana anlattığı şekliyle buraya alıntılıyorum. O zaman ki okul müdürüm Korkmaz Kızıltaş matematik öğretmeni Celal Kömürcü'yü odasına çağırır. Aylıkla ödül verilmesi noktasında fikirlerine başvurur. Ama daha önceden belirlediği öğretmen arkadaşlarım bulunmaktadır. Celal bey bu isimlere baktığında, müdür beye bu okula yıllarca hizmet vermiş bir arkadaşımızın olduğunu, neden ona ödül verilmediğini söyler. Müdür beyi bu konuda uyarır ve müdür bey Celal beyi haklı bularak ödül olarak benim ismimi yazar. Haketmiş veya etmemiş biri olabilirim. Ama benim ödül alma biçimim bu. Ve genellikle okullardaki biçimi de bu.

Okul içinde çalışan öğretmen arkadaşı motive etme adına çıkarılan bu sistem yanlı ve yanlış ugulama yüzünden okullarda küskünlüğe yol açmaktadır. Bu sistemin değiştirilmesi zaruridir. Öğretmen arkadaşlarla yıllarca konuştuğumuz ve olgunlaştırdığımız şekli aşağıda değerlendirmelerinize sunuyorum. Yorumlarınızla da katkıda bulunabilirsiniz.

1.)Aylıkla ödüllendirme sistemi sadece okul müdürlerinin insiyatifinde olmamalı. Öğretmen ve okul aile birliği de bu işin içine katılmalıdır.

2.) Eğitim-öğretim yılı süresince okul içinde yapılan çalışmalar, etkilikler, başarılar ve özverili çalışmalar dikkate alınarak, oluşturulmuş bir forma öğretmenler, okul aile birliği üyeleri gerekli alanları doldurarak fikirlerini belirtirter. Bu bir anket veya bir tavsiye formu olabilir.

3.)Okul içinde oluşturulmuş bir komisyon bu formdaki verileri değerlendirerek okul müdürüne üç kişiyi tavsiye etmelidir.

4.)Okul müdürü bu üç kişiden ister birini ister ikisini ilçe milli eğitim müdürlüğüne yazarak tüm okulun ortak fikrini ve isteğini yerine getirmelidir. Silsile bu yolla takip edilerek hakkaniyet bir ölçüde sağlanmalı, aylıkla ödüllendirme sistemi üzerindeki şaibe ve yanlı davranış eleştirilerinden kurtulmalıdır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

HAYATTA EN BÜYÜK MUCİZE
KÜÇÜKKEN İYİ BİR ÖĞRETMENE RASTLAMAKTIR.

En çok sevdiğim şiir

İlhami_160600 | Sağ

Ramazan Kumanya Paketleri
Instagram