Salı, 20 Kasım 2018

Dün Dağyolu'nda bilgisayarcı Selim Usta'ya tamir için bir bilgisayar götürmem gerekiyordu. Ormantepe ışıklarda Şirinevler - Yüzyıl minibüsünü beklemek için durağa gittim. 10 dakika bekleme sonrası meşhur kırmızı şapkalı minibüs ormantepe ışıklarda durdu. İçeri oldukça kalabalık görünüyordu. Durakta o kadar bekledikten sonra mecburen binmek zorunda idik. "Biraz ilerleyelim" sözü ile içeride istiflenmek üzere bindik.

Molla Güranı Parkı önünde minibüsü bekleyen 4-5 kişiyi görünce Çiftliğe kadar sürecek yolculuğun oldukça sıkıntılı geçeceği belli oldu. Mecburen katlanmak zorundaydık. Hergünkü çileye artık alışmıştık. Bizi almadan da geçebilirdi. Buna da şükür deyip biraz daha sıkışarak yolcuları içeri aldık.

Ben vücudumun kimseyi rahatsız etmemesi için üsteki askılığa tutunarak kazık yemiş gibi dimdik duruyordum. İçeride ne hareket edebilecek bir alan ne de nefes alacak bir hava vardı.Oldukça zor durumda seyahat ediyorduk. İnecek ve binecek yolcu için büyük bir zulüm vardı. Toplu taşıma dedikleri bu olsa gerekti. .

Bunu zaten biliyoruz dediğinizi duyuyor gibiyim. O kadar sıkışık vaziyette yolculuk yapmak her babayiğidin harcı değildir. Benim anlatmak istediğim de zaten burdan sonrası.

Minibüs hareket eder etmez en arkadan aile terbiyesi almış orta yaşlı bir beyefendi kapı tarafında ayakta sıkışan yolculardan birini işaret ederek "abla gel otur" demez mi!. Bu minibüste o kadar yolcu arasından sevgili abla nasıl arkadaki koltuğa ilerleyecek diye sağıma soluma baktım. Hepimiz bu nazik daveti büyük bir anlayışla karşılayarak ortadan bir koridor açmalıydık. Bir birimizi itekleyerek, sıkıştırarak bu bayanı boş yere ulaştırmalıydık. Öyle de oldu. Abla açılan koridordan ilerleyerek kendisine ikram edilen yere oturdu. Yolcuların birbirine değmeden, zarar vermeden açtığı koridor alkışa değer mahiyette idi.

Bu yazımdan dolayı belki bana kızanlar vardır diye düşünüyorum. Pozitif ayrımcılığı karşı bir insan değilim, tabi ki ben de istiyorum. Bir bayan ya annemizdir | cennet ayakları altında; ya eşimizdir | hayat arkadaşı - can yoldaşı; ya da kızımız | canımız - ciğerimiz - gözbebeğimizdir. Ama toplu taşıma araçlarında ise bir işkenceye dönüşüyor inanın bana. Hergün minibüste, otobüste, metrobüste, tramwayda bu türden olaylarla karşılaşıyoruz.

Yıllardır bu işkenceye maruz kalan yolcuların derdine çare olacak bir çözüm bulunabilmiş değil. Benim merak ettiğim "halkın derdi ile dertlenen" sayın belediye başkanlarımız bir gün bu toplu taşıma araçlarıyla yolculuk yapmışlar mıdır? Bağcılar Belediye Başkanı Sayın Lokman Çağrıcı'ya, Bağcılar'dan en çok oyu almış bir partinin ilçe başkanına, siyasi partilerin ilçe başkanlarına, kamu ve yerel yöneticilere seslenmek istiyorum.

Yarın herbirimiz Bağcıların çeşitli yerlerine giden toplu taşıma araçlarına binerek bu çileyi, insan onurunu zedeleyen bu taşıma biçimini yakından görelim.

Siz eğer kabulleniyorsanız, biz hergün bu şekilde seyahat etmeye razıyız.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

HAYATTA EN BÜYÜK MUCİZE
KÜÇÜKKEN İYİ BİR ÖĞRETMENE RASTLAMAKTIR.

En çok sevdiğim şiir

İlhami_160600 | Sağ

Ramazan Kumanya Paketleri
Instagram